Çocuk turizmi ve Kuleli müze olur mu?

Mehmet Güneli
Mehmet GüneliGazeteci-Yazar
sayfayı yazdır, turizm ajansı
19 Şubat 2018, 18:24

Sevindirici bir şekilde ülkemizde turizmin gelişmesi için farklı tema ve segmentlere yönelik çalışmalar yapılmaya başlandı. Bunlardan biri de “çocuk dostu turizm” konusunda…

Geçtiğimiz hafta Ankara’da bu konuda bir panel düzenlendi. Turizm medyasına yansıdığı kadarıyla işin henüz çok başında olduğumuz görülüyor. Belki her konuda konuşmalarına alıştığımız bazı isimler çağrılmıştı ama yine de böyle bir panel çocuk dostu turizm adına farkındalık yaratacak bir gelişmeydi. Bir sonraki adım; neden gençlik turizmi olmasın?

Tüm bu sesli toplantılar çocuk dostu turizm modelleri geliştirmek ve zamanla kendimize bir yol haritası çizmek için önemsenmeli diye düşünüyorum. Düzenleyenleri de tebrik ediyorum. Panelde konuşan ve gençlik kampları turizmi üzerine uzun yıllar çalışmalar yapan Hakan Sönmezöz’ün dediği gibi; bu iş “spesifik bir alan ve büyük sorumluluk gerektiriyor”.

Ne yazık ki, Türkiye’de çocuklar ve gençler için turizmi planlayamıyoruz. Kamp alanları çok kısıtlı... Özel okullar ve üniversiteler kendi imkanları ile bazı çalışmalar yapıyorlar ancak maddi durumu olmayan ailelerin çocukları için buralara ulaşmak neredeyse imkansız. Milli Eğitim Bakanlığımız nasıl Fatih Projesi’nde tablet ve bilgisayar vererek çocuklarımızın eğitimine katkı sağlıyorsa onların bu tip hizmetler almalarına da destek olabilir. Yerel yönetimler, acentelerimiz ile koordineli kamp ve çocuk turizm merkezlerinin kurulması için adımlar atabilir. Beş yılda bir Çocuk ve Gençlik Turizmi Kurultayı düzenlemek etkili olabilir. Evet; yapılacak daha çok iş var… Ama ilk olarak en temel meseleleri konuşarak başlayabiliriz.

Mevcut uygulamalarda küçük değişiklikler yaparak bile nefes alacak atmosferler yaratabiliriz. Örneğin okullar sömestr tatiline girince havayolu ve konaklama tesislerinin bilet ve oda fiyatları doğal olarak talep karşısında artıyor. Birkaç yıldır turizm profesyonelleri bu konuyu gündeme getiriyor. Yarıyıl tatilleri neden bölgesel olmasın? Böylece dönemsel fiyat artışlarından bu zamanda tatile çıkmak isteyen ailelerin daha az etkilenmeleri sağlanabilir.

Çocuk dostu otel ve tesisler, çocuk eğlence park alanları, çocukların gezebileceği müzeler, ören yerlerinde çocukların keyif alacağı ve geçmişe ilgi duymalarını sağlayacak özel alanlar oluşturulabilir. Yani özetle, çocuklar için pek çok şey yapılabilir.

Prontotour olarak biz de bu yılın başında PRONTOKIDS markasıyla çocuk dostu turlar başlattık. Her şeyden önce çocukların gözüyle turlara baktık. Onların kişisel gelişimlerini destekleyecek hem de seyahat kültürlerinin gelişmesine katkı sağlayacak turlar olmasını istedik. Bu işi bilen uzmanlardan görüşler aldık. Kendi içimizde bir departman kurup operasyondan pazarlamaya kadar her detayı düşündük. Gelecekte bu turların çok daha önemli hale geleceğini düşünüyoruz.

Kuleli Askeri Lisesi müze olur mu?

Duyduğum zaman çok mutlu oldum. Müze fikri gerçekten şahane… Üstelik şehrin içinde askeri yapıların sivil yaşam alanlarından izole edilmesinin önüne de geçilmiş olacak.

Kuleli kapandığı zaman “burayı da otel yapacaklar” diye içinizden geçirmişsinizdir. İhtimal yok değildi. Haydarpaşa Garı gibi şehrin böyle eski yapıları gündem oldu mu akla ilk otel projesi gelir. Turizm sektörünün içinde olsam da önceliğin otele verilmesini hiç istemem. Çünkü turistler bir şehre güzel otelleri var diye gitmiyor. Yani ben hiçbir zaman Roma’ya çok güzel otelleri var diye gitmedim; güzel müzik, harika lezzet ve kadim bir şehri görmek için gittim.

İstanbul’a gelen misafirlerin hafızalarında kalacak ürünlere ihtiyaç var. Sayıları az olan ve kullanırken korumaya çalıştığımız bu yapıları geleceğe taşıyacak kültürel kamusal alanlara dönüştürebilmeliyiz.

Kuleli Askeri Lisesi’nin müze olacağını Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz yılın Kasım ayında Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada açıklamıştı. Üstelik konsept de belli. Anadolu’daki medeniyetlerin ve kültürel zenginliğin izlerini taşıyacak bir “ulusal müze” olacak.

Kuleli Askeri Lisesi, 15 Temmuz’dan iki hafta sonra kapatıldığında Boğaz’ın kamuya ait en güzel ve eski yapılarından biri olan bu lise binası ve geniş arazisi yatırımcıların iştahını kabartıyordu. Şimdi en azından devletin bu eski yapıya nasıl baktığı da netleşmiş oldu.

Özetle müze fikrine çok sevindim; aklımdaki diğer seçenek ise kütüphane olmasıydı. Halk kütüphaneleri konusunda eksiklerimiz herkesin malumu. Okumayı ve okutmayı seven bir toplum olamadık. Belki bu gösterişli yapı, buna vesile olabilirdi. Deniz kıyısında, iç tasarımıyla da herkesi büyüleyen tarihi bir halk kütüphanesi neden olmasın? İstanbul’un Anadolu Yakası’nın da böyle bir ihtiyacı var. En azından bu notu buraya bırakmış olalım.

Herkese güzel bir hafta dilerim.

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz
Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
 
 
captcha